Yapılan son bilimsel çalışma, ikinci dil kullanmanın kişinin kişisel özellikleri ve değerleri hakkındaki görüşünü etkileyebileceğini ancak ahlaki seçimler gerektiren durumlarda kararlarını veya davranışlarını değiştirmeyeceğini gösterdi.
Akademik makale ve analizler yayınlamaya odaklanan Britanya'daki The Conversation sitesi, Çarşamba günü yayınladığı raporda, çalışmanın İspanya'daki Antonio de Nebrija Üniversitesi ile Birleşik Krallık'taki Londra Üniversitesi Koleji'nden (UCL) araştırmacılar tarafından gerçekleştirildiğini ve kullanılan dilin bireyin öz-algısı ile belirli kişisel değerlerin değerlendirilmesi üzerindeki etkisine odaklandığını belirtti.
Araştırma Metodolojisi ve Katılımcılar
Çalışma; Yunanca anadili konuşan, İngilizce seviyeleri orta veya ileri düzeyde olan 106 kişiyi kapsadı ve katılımcılara başkasını kurtarmak için bir hayatı feda etmek, iş başvurusunda özgeçmişte dürüstlük ve sadakat olayı gibi ahlaki kararlar gerektiren dört senaryo sunuldu.
Katılımcıların yarısı testleri Yunanca, diğer yarısı ise İngilizce tamamladı ve ayrıca dürüstlük ve liyakatin kendi kendilerini algılamalarındaki önemine ilişkin anketleri yanıtladı.
Sonuçlar ve Yorumlar
Sonuçlar, ikinci dil kullanımının sunulan senaryolara ilişkin alınan kararlarda belirgin bir fark yaratmadığını, ancak katılımcıların kişisel özelliklerini değerlendirmelerinde farklılıklar ortaya çıkardığını gösterdi; Yunanca kullananlar kendilerini tanımlarken dürüstlük ve liyakate daha fazla önem verdi.
Araştırmacılar bunun, anadilin çocukluk anılarına, aileye ve dürüstlük, adalet ve sorumluluk gibi ahlaki değerlerin ve kavramların şekillendiği sosyal çevreye bağlı olmasından kaynaklanabileceğini öne sürüyor.
Duygusal Etkiler ve Kimlik
Sonuçlar ayrıca, bu özellikleri kimliklerinin temel bir parçası olarak gören bireylerin, bunlarla çelişen durumlara karşı daha güçlü duygusal tepkiler gösterdiğini ve dürüst olmayan veya zararlı davranışları reddetmeye daha yatkın olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, katılımcıların İngilizce kullanırken daha güçlü duygusal hisler bildirdiğini, ancak bunun aldıkları kararlara yansımadığını not etti.
Çalışma, dil ile kişisel kimlik arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, kullanılan dilin kişinin kendini ve değerlerini algılama şeklini etkileyebileceğini, ancak bunun davranış veya kararlarında değişiklik olduğu anlamına gelmek zorunda olmadığını belirtiyor.
Kaynak: Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)

Yorumlar (0)