ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un İran rejimini devirmeye çalışmadığını söyledi, Doha müzakerelerinin "çok iyi gittiğini" ve Tahran'ın nükleer dosyayla ilgili "neredeyse tüm ABD koşullarını" kabul ettiğini vurguladı; bu, son haftalardaki sert söyleminden şaşırtıcı bir ayrılıktı.
CNBC ile yaptığı röportajda Trump, müzakerelerin temel amacının İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek ve "siyasi sistemini değiştirmemek" olduğunu, çünkü son ABD saldırılarının "İran'ın askeri gücünü ve tüm radar ağını tükendiğini" ve İran liderlerinin Washington ile ilişkide "daha rasyonel" hale geldiğini vurguladı.
Trump, Tahran'ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmını yalnızca buğday, mısır ve soya fasulyesi gibi ABD tarım ürünlerini satın almasına izin vermeyi önerdi; böylece paranın askeri yetenekleri yeniden inşa etmek yerine gıdaya harcanmasını sağladı.
Trump, İran'ın "para kazanmadığını, biraz para alıp onlar için satın alacağımızı, onların yiyecek, mısır, buğday ve soya fasulyesine ihtiyaç duyduğunu ve Amerikan çiftçilerimizin bunu özel olarak sağlamasını sağlayacağız" dedi, gelirlerin ABD'den gıda alımına harcandığını, İran ordusunu yeniden inşa etmek için değil.
İran, ABD tarım ürünlerini satın almayı reddediyor
İran tarım bakanı, Tahran'ın İran'ın dondurulmuş finansal varlıklarını yalnızca ABD tarım mallarını satın almak için kullanma önerisini kesin bir şekilde reddettiğini ve bu teklifin ülkenin ekonomik egemenliğini zayıflattığını ve ticaret seçeneklerini kısıtladığını belirtti.
Bakan, İran'ın ulusal önceliğinin yerel üretimi desteklemek ve İranlı çiftçilerin statüsünü yükseltmek olduğunu, halkın parasını ABD'deki tarım sektörünü canlandırmaya yönlendirmek olmadığını vurguladı; Tahran'ın varlıklarını tam ve koşulsuz olarak geri getirmekte ısrar ettiğini, böylece ihtiyaçlarına uygun herhangi bir uluslararası pazardan satın alma yapabileceğini vurguladı.
İran'ın tahıl ve temel emtia ihtiyaçlarını, özellikle Rusya, Çin ve Güney Amerika ülkeleri için stratejik alternatifleri ve kapsamlı ticaret ortaklıkları olduğunu, bunun da ABD önerisini ekonomik ve siyasi açıdan kabul edilemez kıldığını belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın Güvence Alınması
Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na uyguladığı deniz ablukasını övdü, burayı "çelik duvar" olarak nitelendirdi ve askeri operasyonun petrol fiyatlarının varil başına 350 doları aşabilecek rekor seviyelere yükselmesini engellediğini vurguladı.
ABD başkanı, Tahran'ı Orta Doğu'da ve ABD'ye karşı 47 yıl boyunca "zorbalık" olarak tanımladığı şeyi uygulamakla suçladı; bunun "önceki başkanların zayıflığından" kaynaklandığını düşündü.
Trump, eski ABD Başkanı Barack Obama'yı İran'a 1,7 milyar dolar nakit verdiği için suçladı ve bu paranın Tahran'ın silah ve füzelerini geliştirmek için kullandığını iddia etti.
ABD'nin İran'a 'Hürmüz Gümrükleri'nden Çekilme Teklifi
Wall Street Journal, kaynaklara dayanarak, ABD'nin İran'a, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere vergi koyma planlarından vazgeçme teklifinde bulunduğunu ve karşılığında İran'ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını teklif ettiğini açıkladı.
Kaynaklar, ABD başkanının özel elçisi Steve Whitkoff ve ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner' ın, geçen haftaki ziyaretlerinde bu teklifi krizden çıkış yolu bulmak ve Katar arabulucularıyla müzakerelerdeki çıkmazı kırmak amacıyla sunduklarını söyledi.
Gazeteye göre, Washington Tahran'a boğazı kontrol etme iddiasından vazgeçmesini ve gemilere tarife koymasını teklif etti; karşılığında İran'ın yurtdışındaki dondurulmuş varlıklarının bir kısmı tahmini 100 milyar dolar olarak değerlendirildi.
Kaynaklar, İran'ın teklifi reddettiğini, Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme hakkında ısrar ettiğini, askeri güçlerin ise Tahran'ın onayladığı güzergahların dışında seyir yapan gemilere karşı sıkı önlemler almakla tehdit ettiğini belirtti.
-1783127481190-013ee3ddfb74.jpg)
Yorumlar (0)